Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
Bayraktar: Türkiye’nin Enerji Arz Güvenliğinde Risk Yok
Bayraktar: Türkiye’nin Enerji Arz Güvenliğinde Risk Yok
İşsizlik Nisan Ayında Yüzde 8,2’ye Yükseldi
İşsizlik Nisan Ayında Yüzde 8,2’ye Yükseldi
TSK Düzenlemelerini İçeren Kanun Teklifi TBMM’ye Sunuluyor
TSK Düzenlemelerini İçeren Kanun Teklifi TBMM’ye Sunuluyor
AYM’den Süresiz Nafaka Düzenlemesine İptal Kararı
AYM’den Süresiz Nafaka Düzenlemesine İptal Kararı
TCMB Rezervlerinde 8,4 Milyar Dolarlık Düşüş
TCMB Rezervlerinde 8,4 Milyar Dolarlık Düşüş

Oylum Demiray

Hepimizin Sırası Gelecek
4 Haziran 2026 Perşembe

Türkiye'de bugün 176 resmi huzurevi var.

Toplam kapasite? 18 bin 164 kişi.

Engelli yatılı bakım kuruluşları? 107 adet.

Kapasite? 8 bin 427 kişi.

Rakamlar kuru görünebilir.

Ama aslında bu rakamların her biri bir hayat hikâyesidir.

Bir ömür çalışmış, vergi vermiş, çocuk büyütmüş, asker uğurlamış, okul yaptırmış, dükkân açmış, tarlaya ekin ekmiş insanların hikâyesidir.

Ve bugün...

25 bin 698 yaşlı vatandaş bakım hizmeti için sırada bekliyor.

5 bin 200 engelli vatandaş sırada bekliyor.

Daha da önemlisi...

Uzmanlar diyor ki, mevcut gidişat devam ederse 2050 yılında bakım bekleyenlerin sayısı 70 bine ulaşabilir.

Şimdi bazıları bu tabloya bakıp "geleceğin sorunu" diyebilir.

Hayır.

Bu geleceğin değil, bugünün sorunudur.

Çünkü Türkiye yaşlanıyor.

Bu bir tercih değil.

Bu bir siyasi görüş değil.

Bu bir matematik meselesi.

Eskinin kalabalık aileleri yok artık.

Aynı avluda üç kuşak yaşamıyor.

Dede, nine, çocuklar, torunlar aynı sofrada oturmuyor.

Hayat değişti.

İnsanlar iş için şehir değiştiriyor.

Evler küçülüyor.

Aileler küçülüyor.

Ama yaşlılık küçülmüyor.

Tam tersine büyüyor.

İşte tam bu nedenle yaşlı bakım merkezleri artık lüks değil.

İhtiyaç.

Hatta stratejik ihtiyaç.

Yol yapmak ne kadar önemliyse...

Baraj yapmak ne kadar önemliyse...

Hastane yapmak ne kadar önemliyse...

Yaşlı bakım altyapısı oluşturmak da o kadar önemli.

Çünkü medeniyet, gökdelenlerin yüksekliğiyle değil, en kırılgan insanına nasıl davrandığınla ölçülür.

Bir yaştan sonra insan yeniden çocuklaşıyor.

Daha fazla ilgi istiyor.

Daha fazla şefkat istiyor.

Derdini anlatmakta zorlanıyor.

Savunmasız hale geliyor.

İşte o noktada roller değişiyor.

Yıllarca bizi koruyan insanlar, bizim korumamıza ihtiyaç duyuyor.

Yıllarca elimizden tutan insanlar, bu kez bizim elimizi uzatmamızı bekliyor.

Bu yüzden mesele yalnızca yeni binalar yapmak değildir.

Elbette daha fazla kapasite lazım.

Elbette daha fazla bakım merkezi lazım.

Ama aynı zamanda daha fazla eğitimli personel lazım.

Daha fazla hemşire lazım.

Daha fazla sosyal hizmet uzmanı lazım.

Daha fazla evde bakım desteği lazım.

Daha fazla gündüz bakım merkezi lazım.

Yani mesele sadece yatak sayısı değil.

İnsan kalitesi.

Hizmet kalitesi.

Yaşam kalitesi.

Çünkü yaşlılarımızın ihtiyacı olan şey yalnızca bir oda değildir.

Bir tebessümdür.

Bir sohbet arkadaşıdır.

Bir güven duygusudur.

Bir insan sıcaklığıdır.

Zaman zaman ekranlara düşen kötü görüntüler görüyoruz.

Yaşlıları müşteri gibi görenler...

Onları sadece gelir kalemi olarak değerlendirenler...

İşte bunlar toplum vicdanını yaralıyor.

Oysa yaşlılarımızın hak ettiği şey çok daha farklı.

Sağlık desteğine ulaşabildikleri...

Kendilerini güvende hissettikleri...

Yaşıtlarıyla sosyalleşebildikleri...

İnsanca yaşayabildikleri modern merkezler.

Çünkü onlar bizim emanetimiz.

Ve unutmayalım...

Bugün bakım merkezlerine ihtiyaç duyan insanlar başkaları olabilir.

Ama yarın...

O sırada biz de olabiliriz.

Bu nedenle yaşlı bakım politikaları yalnızca yaşlıların meselesi değildir.

Bu, Türkiye'nin geleceğinin meselesidir.

Hepimizin meselesidir.

Çünkü yaşlılık kimseye ayrıcalık tanımayan tek randevudur.

Er ya da geç, herkesin kapısını çalar.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Dilek Yılmaz
Dilek Yılmaz
Başarı Kimin Hakkı?
Oylum Demiray
Oylum Demiray
Hepimizin Sırası Gelecek
İzzet Sevimli
İzzet Sevimli
Nihayet Bir Adım
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Gazze sonrası değişen denklem
Yavuz Münir Saatçi
Yavuz Münir Saatçi
Görünmeyen kuvvet sahası
Dağıstan Türkmen
Dağıstan Türkmen
Hakikatin susturulmak istendiği çağ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
OVA
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeKünye FacebookFacebook TwitterTwitter Günün HaberleriGünün Haberleri