Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, açıklanan Orta Vadeli Program’ın ekonomik göstergelerin ötesinde vatandaşın alım gücünü, yatırım ortamını ve üretimin geleceğini ilgilendiren bütünlüklü bir yol haritası sunduğunu değerlendirdi.
Programda 2026 yılı büyüme tahmininin yüzde 3,3 olarak güncellendiğine, büyümenin 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya, 2029’da yüzde 5’e yükselmesinin öngörüldüğüne dikkat çeken Aydemir, asıl önemli başlığın büyümenin niteliği olduğunu kaydetti.
Aydemir, “Türkiye’nin önündeki mesele yalnızca ekonominin ne kadar büyüyeceği değildir. Bu büyümenin üretime, yatırıma, istihdama, gelire ve nihayet vatandaşımızın hayat standardına ne ölçüde yansıyacağıdır. OVP’nin ortaya koyduğu perspektifi bu bakımdan değerli buluyoruz.” ifadelerini kullandı.
FİYAT İSTİKRARI REFAHIN ANAHTARI
Programda 2026 sonu için yüzde 28,4 olarak öngörülen enflasyonun 2027’de yüzde 16’ya, 2028’de yüzde 9’a, 2029’da yüzde 8’e gerilemesinin hedeflendiğini hatırlatan Aydemir, bu patikanın başarıyla gerçekleşmesinin hane halkının ekonomik güvenini kuvvetlendireceğini belirtti.
Enflasyonla mücadelede ortaya konulan iradenin sosyal sonuçlarının da bulunduğunu ifade eden Aydemir, “Fiyat istikrarı, ücretlinin kazancını koruyan, emeklinin bütçesini rahatlatan, esnafın önünü görmesini sağlayan, sanayicinin yatırım hesabını sağlıklı yapmasına imkân veren temel zemindir. Kalıcı sonuç aldığımız ölçüde ekonomik kazanımlar toplumun daha geniş kesimlerine ulaşacaktır.” dedi.
Aydemir, programın mali disiplin, kamu harcamalarında etkinlik ve kaynakların öncelikli alanlara yönlendirilmesi yaklaşımının da dezenflasyon sürecini destekleyeceğini değerlendirdi.
ÜRETEN EKONOMİ İÇİN YENİ EŞİK
OVP’de 2029 yılı itibarıyla milli gelirin 2 trilyon 239 milyar dolara, kişi başına gelirin ise 24 bin 842 dolara ulaşmasının öngörüldüğüne işaret eden Aydemir, bu hedeflerin Türkiye’nin üretim kapasitesini büyütme iradesiyle birlikte okunması gerektiğini söyledi.
Programda imalat sanayii, yüksek teknoloji, yapay zekâ, yarı iletkenler, nükleer ve hidrojen teknolojileri, kritik mineraller ile yeni ticaret koridorlarına verilen önemin geleceğin rekabet şartlarına yönelik bir hazırlık olduğunu belirten Aydemir, özellikle yüksek katma değer üreten yatırımların artırılmasının önem taşıdığını kaydetti.
Aydemir, Türkiye’nin genç nüfusu, girişimcilik kabiliyeti, sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumunun doğru yatırımlarla daha yüksek ekonomik değere dönüştürülebileceğini ifade etti.
İstihdam tarafındaki hedeflere de değinen Aydemir, program döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişiye ilave istihdam sağlanmasının öngörülmesini önemli bulduğunu belirtti. Aydemir, mesleki eğitimin üretimin ihtiyaçlarıyla daha güçlü buluşturulmasının gençler bakımından yeni fırsat alanları oluşturacağını söyledi.
HEDEF RAKAMLARIN HAYATA YANSIMASIDIR
Aydemir, ekonomik programların nihai başarısının vatandaşın günlük hayatındaki karşılığıyla ölçüleceğinin altını çizerek şöyle devam etti:
“Bir programın gücü rakamlarının büyüklüğünden önce, o rakamların hayata dönüşme kabiliyetinde görülür. Enflasyondaki gerileme mutfakta hissedilmeli, büyüme istihdam üretmeli, yatırım gençlerimize iş kapısı açmalı, teknoloji ihracatımıza değer katmalı. Hedeflerle uygulama arasındaki mesafe daraldıkça güven de güçlenecektir.”
Savunma sanayii, enerji, ulaştırma, konut ve sosyal yatırımlara ayrılan kaynakların ekonomik kapasite kadar ülkenin gelecekteki dayanıklılığını da desteklediğini ifade eden Aydemir, enerji bağımlılığını azaltacak yatırımların dış denge açısından özel önem taşıdığını belirtti.
Aydemir, OVP’nin kararlılıkla uygulanması halinde Türkiye’nin önümüzdeki üç yıllık dönemde fiyat istikrarını güçlendiren, üretim tabanını genişleten ve ekonomik kazanımları toplumun geneline daha güçlü biçimde aktaran bir yapıya ilerleyebileceğini kaydetti.
“Türkiye’nin üretme iradesi, girişimci dinamizmi ve insan kaynağı güçlüdür.” diyen Aydemir, “Şimdi mesele bu potansiyeli istikrarlı politikalarla büyütmek ve ortaya çıkan değeri milletimizin refahına taşımaktır. OVP’yi bu hedefe uzanan önemli bir yol haritası olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.