Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
Erdoğan: İslam Dünyası İçin Güçlü ve Entegre Ulaştırma Ağı Şart
Erdoğan: İslam Dünyası İçin Güçlü ve Entegre Ulaştırma Ağı Şart
TCMB Başkanı Karahan’dan Enflasyon Mesajı: Sıkı Politika Sürecek
TCMB Başkanı Karahan’dan Enflasyon Mesajı: Sıkı Politika Sürecek
Gürlek’ten HSK’da Reform Vurgusu
Gürlek’ten HSK’da Reform Vurgusu
Diyanet’ten 2026 Ramazan Teması:'Ramazan, Cami ve Hayat'
Diyanet’ten 2026 Ramazan Teması:'Ramazan, Cami ve Hayat'
MSB Haftalık Toplantısında Güvenlik ve Savunma Mesajları
MSB Haftalık Toplantısında Güvenlik ve Savunma Mesajları

Talat Paşa Aydemir

KALEDEN ÇARŞIYA: ANKARA’NIN ŞEHİR DOKUSU VE MERKEZ OLUŞUNUN GÜNDELİK HAYATI
13 Mart 2025 Perşembe

Bir şehrin tarih içindeki ağırlığı, yalnız büyük hadiselerle ölçülmez. Asıl belirleyici olan, o şehrin gündelik hayatı nasıl taşıdığıdır. Ankara, Türk tarihinde bu açıdan istisnaî bir örnek teşkil eder. Çünkü Ankara, yalnızca kararların alındığı ya da devletin yön değiştirdiği bir merkez değil; aynı zamanda hayatın düzenli biçimde aktığı bir şehir olmuştur. Bu düzen, kale, çarşı ve mahalle üçgeninde şekillenen bir şehir dokusu üzerinden okunabilir.

Ankara’nın yerleşim karakteri, başından itibaren savunma ve süreklilik üzerine kuruludur. Şehrin çekirdeğini oluşturan kale, yalnız askerî bir yapı değildir; aynı zamanda şehir bilincinin merkezidir. Kale, tehlike anında sığınılan bir mekân olduğu kadar, şehir hafızasının da taşıyıcısıdır. Ankara’da yerleşim, kaleden dışarı doğru katman katman gelişmiş; bu katmanlar, şehrin büyümesini kontrolsüz değil, ölçülü bir biçimde sağlamıştır.

Bu ölçülülük, Ankara’nın tarih boyunca ani sıçramalar yerine istikrarlı genişlemeler yaşamasının temel sebebidir. Şehir, bir anda büyüyüp sonra çöken merkezlerden olmamış; yavaş ama sağlam adımlarla gelişmiştir. Kale çevresinde şekillenen ilk yerleşimler, zamanla çarşı ve mahalle düzenini doğurmuş; bu düzen, Ankara’nın sosyal yapısını da belirlemiştir. Böylece şehir, yalnız mekânsal değil, toplumsal bir organizma hâline gelmiştir.

Çarşı, Ankara şehir dokusunun ikinci temel unsurudur. Çarşı, burada sadece alışveriş yapılan bir alan değildir. Çarşı, şehrin nabzının attığı, haberin yayıldığı, ilişkilerin kurulduğu bir merkezdir. Ankara çarşısı, üretimle tüketim arasındaki dengeyi koruyan bir yapıya sahip olmuştur. Bu yapı, aşırı zenginleşmenin ya da yoksullaşmanın önüne geçen bir orta hâl ekonomisi üretmiştir. Şehrin uzun ömürlü olmasının sebeplerinden biri de bu dengedir.

Mahalle ise Ankara’nın şehir dokusunu tamamlayan üçüncü halkadır. Mahalle, bireyin şehirle kurduğu en doğrudan bağdır. Ankara mahalleleri, tarih boyunca kapalı ve içine dönük yapılar olmaktan ziyade, dayanışmaya açık bir düzen içinde var olmuştur. Bu durum, şehrin kriz dönemlerinde tamamen çözülmesini engellemiştir. Çünkü mahalle, yalnız barınma alanı değil; aynı zamanda sosyal denetim ve yardımlaşma mekânıdır.

Ankara’nın mahalle yapısı, şehirde aşırı sınıfsal ayrışmaların oluşmasını da sınırlamıştır. Kale, çarşı ve mahalle arasındaki mesafe ne çok açılmış ne de tamamen iç içe geçmiştir. Bu dengeli mesafe, şehirde ne kopukluk ne kaos üretmiştir. Her unsur, kendi işlevini yerine getirirken diğerini dışlamamıştır. Ankara’nın şehir olarak ayakta kalabilmesinin en önemli sebeplerinden biri, bu işlevsel uyumdur.

Bu şehir dokusu, Ankara’nın tarih boyunca neden “taşra” olmaktan çıktığını da açıklar. Ankara, coğrafî olarak iç bölgede yer almasına rağmen, şehir organizması bakımından merkezî bir karakter taşımıştır. Kale, güvenliği; çarşı, iktisadî sürekliliği; mahalle ise toplumsal dayanıklılığı sağlamıştır. Bu üç unsurun birlikte varlığı, Ankara’yı geçici bir yerleşim değil, kalıcı bir şehir hâline getirmiştir.

Ankara’nın merkez olma vasfı, işte bu gündelik düzen üzerinden şekillenmiştir. Büyük tarihî kararlar, ancak böyle bir şehir dokusunun üzerinde yükseldiğinde anlam kazanır. Hayatın düzensiz aktığı, çarşının çöktüğü, mahallenin dağıldığı bir şehirde merkez olma iddiası uzun süre taşınamaz. Ankara, bu sınavı tarih boyunca sessizce vermiştir.

Burada Ankara’yı yalnız bir idare noktası olarak değil, yaşayan bir şehir olarak görmek gerekir. Kale–çarşı–mahalle hattı, Ankara’nın sadece fizikî yapısını değil, zihniyetini de yansıtır. Bu zihniyet, aşırılıktan kaçınan, sürekliliği önceleyen ve hayatı merkezde tutan bir anlayış üretmiştir. Ankara’nın Türk tarihindeki yeri, bu anlayışın mekâna dönüşmüş hâlidir.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
OVA
YAZARLAR
Talat Paşa Aydemir
Talat Paşa Aydemir
HALKANIN TAMAMI: ANKARA’NIN ÇEVRESİYLE KURDUĞU BÜTÜNSEL AKIL
Dağıstan Türkmen
Dağıstan Türkmen
Orta Asya açılımında stratejik bir eşik
İzzet Sevimli
İzzet Sevimli
Tarımda bugün konuşmamız gereken mesele
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Sessiz izleme çağında istihbarat
Oylum Demiray
Oylum Demiray
Geçiş süreci nasıl olacak?
Ali Kemal Koçak
Ali Kemal Koçak
Eşit yurttaşlık safsatası neyin hesabı
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeKünye FacebookFacebook TwitterTwitter Günün HaberleriGünün Haberleri