Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin Dünya Ekonomik Forumu (WEF) 2026 Seyahat ve Turizm Gelişmişlik Endeksi'nde 2019'a göre 11 basamak yükselerek 36'ncı sıraya çıktığını açıkladı.
Bakan Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye'nin turizm alanındaki yükselişini sürdürdüğünü belirterek, Ulusal Sürdürülebilir Turizm Programı'nın da raporda örnek uygulamalar arasında gösterildiğini ifade etti.
Ersoy, turizmin sosyoekonomik etkisi göstergesinde Türkiye'nin puanını yüzde 8,3 artırarak dünya genelinde en yüksek ikinci gelişimi kaydettiğini bildirdi. Turizmde büyümeyi sürdürülebilirlik anlayışıyla yönetmeye devam ettiklerini belirten Ersoy, turizm sektörünün rekabet gücünü artırmayı ve elde edilen kazanımları kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Bakanlığın açıklamasına göre Türkiye, WEF'in karşılaştırılabilir veri serisinde 2019'da 47'nci, 2024'te 37'nci sırada bulunurken, 2026'da 36'ncı sıraya yükseldi. Türkiye'nin endeks puanı da 2019'daki 4,1206'dan 2026'da 4,3734'e çıkarak yüzde 6,1 artış gösterdi. 2024-2026 dönemindeki puan artışı ise yüzde 2,5 olarak gerçekleşti.
WEF'in 2026 endeksinde Türkiye'nin turizmdeki büyümeyi sürdürülebilirlik kriterleriyle birlikte yürütme yaklaşımının örnek uygulama olarak ele alındığı belirtildi. Özellikle turizm yoğunluğunun belirli destinasyonlarda toplanmasını önlemeye ve turizm faaliyetlerinin yerel halk üzerindeki ekonomik ve sosyal katkısını artırmaya yönelik çalışmaların öne çıktığı aktarıldı.
Türkiye'nin 2024'ten itibaren "Seyahat ve Turizmin Sosyoekonomik Etkisi", "Seyahat ve Turizm Talebinin Sürdürülebilirliği" ve "Çevresel Sürdürülebilirlik" göstergelerinde ilerleme sağladığı bildirildi. Sosyoekonomik etki göstergesindeki gelişim yüzde 8,3 olurken, turizm talebinin sürdürülebilirliği alanında yüzde 5,1'lik artış kaydedildi.
Türkiye'nin 2022'de Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) işbirliğiyle uygulamaya koyduğu Ulusal Sürdürülebilir Turizm Programı'nın da raporda önemli bir uygulama olarak değerlendirildiği belirtildi. Program kapsamında 2 bin 650'den fazla konaklama tesisinin GSTC sertifikasyonu aldığı, sertifikasyon sisteminin 2030'a kadar ülke genelindeki konaklama tesislerinde zorunlu hale getirilmesinin planlandığı aktarıldı.
Programın çevresel etkilerin azaltılması, kültürel mirasın korunması ve turizm gelirlerinin yerel topluluklara daha fazla katkı sağlaması gibi alanları kapsadığı ifade edildi. Türkiye örneğinin, turizmde büyümenin yanı sıra yerel ekonomik, sosyal ve çevresel kazanımların güçlendirilmesinin önemini ortaya koyduğu vurgulandı.